96. Şems Suresi

HomeSureler

96. Şems Suresi

Şems Suresi

97. Leyl Suresi
66. Saff Suresi
49. Duhan Suresi

Şems Suresi

Şems Suresi ismini birinci ayetteki “eş-Şems” kelimesinden almıştır. İnsan tabiatına hem iyilik hem kötülük eğilimlerinin yerleştirildiği anlatılan Şems Suresi meali iyi kavrandığı takdirde mümin olma şuuru daha iyi idrak edilir. Kadir Suresi’nden sonra, Burûc suresinden önce Mekke’de indirilen ve 15 ayet olan Şems Suresi okunuşu sık sık aratılıyor.

sems
96. Şems Suresi 2

Şems Suresi Türkçe Okunuşu

Bismillâhirrahmanirrahim.

﴾1-10﴿ Veş şemsi ve duhâhâ. Vel kameri izâ telâhâ. Ven nehâri izâ cellâhâ. Vel leyli izâ yagşâhâ. Ves semâi ve mâ benâhâ. Vel ardı ve mâ tahâhâ. Ve nefsin ve mâ sevvâhâ. Fe elhemehâ fucûrahâ ve takvâhâ. Kad efleha men zekkâhâ. Ve kad hâbe men dessâhâ.

﴾10-15﴿ Kezzebet semûdu bi tagvâhâ. İzinbease eşkâhâ. Fe kâle lehum resûlullâhi nâkatallâhi ve sukyâhâ. Fe kezzebûhu fe akarûhâ fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvâhâ. Ve lâ yehâfu ukbâhâ.

Şems Suresi Türkçe Anlamı

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

1.Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,


2.Onu izlediğinde Ay’a andolsun,


3.Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,


4.Onu bürüdüğünde geceye andolsun,


5.Göğe ve onu bina edene andolsun,


6.Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,


7, 8, 9.Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.


10.Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.


11.Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.


12.Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.


13.Allah’ın Resülü de onlara şöyle demişti: “Allah’ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun.”


14.Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.


15.Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

Şems Suresi Konusu Nedir?

Şems Suresi, Kur’an-ı Kerim’in kısa surelerinden birisidir. Mushaftaki sıralamaya göre doksan birinci, iniş sırasına göre ise yirmi altında sure olma özelliğini taşımaktadır. On beş ayetten oluşa surede bazı önemli kozmik varlıklara ve olaylara yemin edilerek insan tabiatına hem iyilik hem de kötülük eğilimlerinin yerleştirildiğine dikkat çekilmiştir. Bu eğilimleri ise doğru kullanmayanların akıbetine örnekler verilmiştir. Semud kavminin helak edilişinden bahsedilmiştir.

Şems Suresi Kaç Ayettir?

Şems Suresi, Kur’an-ı Kerim’in doksan birinci suresidir. Kadir Suresinden sonra, Buruc suresinden önce Mekke döneminde nazil olmuştur. Sure, 15 ayetten oluşmuştur.

Şems Suresi Fazileti

Şems Suresi faziletlerine dair hadis kaynaklarında çeşitli bilgiler yer almaktadır. Bu sureyi okumak isteyenlerin merak ettiği Şems Suresi faziletleri şöyle;

Şems sûresinin Resûlullah’a özgü bir lutf-i ilâhî olan mufassal sûreler grubu içinde yer aldığı bilinmektedir (Müsned, IV, 107).

Hz. Peygamber’in bu sûreyi yatsı namazlarında okuduğu ve kendi mahallesinde namaz kıldıran Muâz b. Cebel’e yatsı namazını uzatmayarak Şems, Duhâ, Leyl ve A’lâ sûrelerini okumasını tavsiye ettiği nakledilmektedir. (Buhârî, “Eẕân”, 63; Müslim, “Ṣalât”, 178-179; Tirmizî, “Ṣalât”, 114).

Bazı tefsir kaynaklarında yer alan, “Şems sûresini okuyan kimse, üzerine güneşin ve ayın doğduğu her şeyi sadaka olarak vermiş gibi olur” meâlindeki hadisin (meselâ bk. Zemahşerî, VI, 384; Beyzâvî, IV, 423) mevzû olduğu kabul edilmiştir (Zemahşerî, I, 684-685 [neşredenin notu]; Trablusî, II, 727).

Şems Suresi Tefsiri

Önce bu tür doğal varlıklar ve olaylar üzerine yemin edilmesi hem evrenin genel düzenine, bunun insanlar için taşıdığı faydalara ve bu düzeni yaratıp yaşatan ilâhî kudretin büyüklüğüne hem de sonraki âyetlerde ele alınan konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlar. 

“Kuşluğu” diye çevirdiğimiz duhâhâ tamlamasına “güneşin ışığı, aydınlığı, sabah vakti, gündüz” gibi mânalar da verilmiştir (Şevkânî, V, 524). Ayın yani ışığının güneşin ardından gelmesi, ışığını ondan almasını veya güneş batınca ardından ay ışığının doğuşunu yahut ayın ilk göründüğü hilâl durumunu ifade eder.

7. âyette insan varlığı (nefs) üzerine yemin edilmesi onun yaratılışının özündeki üstünlüğe işaret eder. “Nefse düzen verme”, ona maddî ve mânevî güçlerin yerleştirilmesi, her gücün yapacağı görevin tayin edilmesi ve bu güçleri kullanacak organların verilmesi şeklinde açıklanmıştır.

8. âyetteki fücûr her türlü kötülüğü, günah ve sapmayı; âyette fücûrun karşıtı olarak kullanılan takvâ ise burada doğruluk, iyilik ve hak yolda kararlılığı ifade eder.

Aynı âyetteki elheme fiilinin masdarı olan ilham, bu bağlamda fücûr ve takvâ kelimeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, “Allah Teâlâ’nın insanın fıtratına doğru ve yanlışı, iyilik ve kötülüğü, günah ve sevabı bilme, tanıma, ayırt etme, birini veya diğerini seçip yapma gücü ve özgürlüğü yerleştirmesi”; dolayısıyla “insanın her türlü deney ve öğrenimden önce, apriorik olarak bu yeteneklerle donanmış bulunması” şeklinde açıklanabilir.

Böylece Kur’an’ın insan anlayışının bir özeti sayılabilecek olan 7-8. âyetler, insanın ahlâkî bakımdan çift kutuplu bir varlık olduğunu, iyilik veya kötülük yollarından dilediğini seçebilecek bir tabiatta yaratıldığını ve onun kurtuluş veya mahvoluşunun bu seçime bağlı bulunduğunu göstermektedir.

1-8. âyetlerde yer alan yemin ifadelerinden sonra 9-10. âyetlerde sûrenin asıl mesajı olan insanın sorumluluğuna dikkat çekilmiş; nefsini arındıranın kurtuluşa ereceği, onu kötülüklerin akışına bırakanın ise büyük kayıba uğrayacağı vurgulanmıştır.

Diyanet

Daha Yeni Gönderi
Eski Yazı

YORUMLAR

WORDPRESS: 0